EN İYİ MÜZİSYENLER


MÜZİSYENLER

Ana Sayfa | Profilim | Arşiv | Arkadaşlarım

İYİ Bİ MÜZİSYEN

Tarih: 22:19 on 24/4/2007

UGUR DEMİRCİ

 

 

 

 

 

ugur demirci  gaziantep devlet konservatuarıöğrencisidir..ilk solo albümü ugurlu türküler bütün müzik marketlere dagıtılmıştır desteklerinizi bekliyoruz....www.ugurdemirci.net

Yorum (0) | Yorum yaz! | Bağlantı

HÜSNÜ ŞENLENDİRİCİ---KLARNET VİRTİÖZÜ

Tarih: 00:19 on 27/7/2006

Hüsnü Şenlendirici

1976 yılı Bergama doğumlu Hüsnü Şenlendirici, müzikal geleneğe sahip bir ailenin çocuğudur. Dedeleri Hüsnü Şenlendirici (klarnet, trompet), Fahrettin Köfteci (klarnet), Babası Ergün Şenlendirici (trompet) gibi müzikal bir geleneğe sahip bir ailenin üyesi olan Hüsnü de 5 yaşında klarnet çalmaya başlar. Özellikle 12 yaşına kadar Ege ve Anadolu'nun çeşitli kültürleriyle müzikal yolculuğa çıkar.


1988'de İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Çalgı Eğitim Bölümüne girer, 4 yıl sonra okuldan ayrılır. Vurmalı çalgılar ustası Okay Temiz'in o yıllardaki "Magnetic Band" grubu ile çalmaya başlayan Hüsnü, grupla birlikte yüzlerce festivalde Türkiye’yi temsil eder. O sırada, dünyaca ünlü "Embrio" grubunun albüm kaydında çalar ve birlikte turneye çıkarlar. Aynı zamanda, babası Ergun Şenlendirici'nin 6 kişilik grubu Laço ile yurtdışında birçok önemli festivallere de katılan Hüsnü, profesyonel müzik yaşamını böylece zenginleştirir.


Başta Türk Müziğinin çeşitli dallarındaki sanatçılar olmak üzere, Türk Pop ve cazının önemli sanatçılarına sahne ve albüm kayıtlarında eşlik eder. Bunlardan bazıları Özdemir Erdoğan, Muazzez Abacı, Bülent Ersoy, Müslüm Gürses, Kibariye, Fatih Kısaparmak, Zara, Kubat, Kayahan, Seda Sayan, Emel Sayın, Adnan Şenses, Zerrin Özer, Cengiz Kurtoğlu, Candan Erçetin, Fatih Erkoç Serdar Ortaç, Athena, İzel, Ayna, Hande Yener, Hasan Cihat Örter, İlhan Erşahin, Mercan Dede...


1996 yılında, askerdeyken Pozitif'ten gelen teklif sonrası New York’lu acid jazz, funk topluluğu Brooklyn Funk Essentials ile ortak bir albüm ve konser yapmak amacıyla Türk Müziğine özgü enstrümanlardan oluşan 13 kişilik bugünün ünlü Laço Tayfa’sını kurar. Brooklyn Funk Essentials ve Laço Tayfa ortaklığından doğan "In the Buzbag" albümünün gördüğü ilgi sonucu Laço Tayfa şimdiki 8 kişilik halini alır. 2000 yılında ise ilk solo albümü "Bergama Gaydası"nı Doublemoon etiketiyle çıkar. "Bergama Gaydası", Türkiye'den sonra dünyanın en prestijli etnik müzik plak şirketlerinden biri sayılan Traditional Crossroads tarafından tüm dünyada dağıtılır. Ardından yurtiçi ve yurtdışı konserleri gelir. Şenlendirici, ayrıca Türk Müziğini yurt dışında tanıtmak ve daha geniş kitlelere sevdirmek amacıyla beş kişilik "Hüsnü Şenlendirici ve Saz Arkadaşları" adıyla bir grup daha kurar. Her iki grubuyla yurtiçi ve yurtdışında konserler verir; başta Turizm Bakanlığı'nın teklifiyle EXPO 2001-Hannover-Almanya'da, Mayfest festivali çerçevesinde, Mayıs 2002'de A.B.D.-New York-Central Park’ta ve 35 kişiyi biraraya getirerek oluşturduğu Laço Tayfa ve Big Band ile Temmuz 2002’de, 9. Uluslararası İstanbul Caz Festivali konserleri gibi. Laço Tayfa grubundan bağımsız olarak da çalışmalar yürüten Hüsnü Şenlendirici T.C. Başbakanlık Tanıtma Fonu ve Kültür Bakanlığının katkılarıyla 2002 yılında gerçekleşen "Anadolu Güneşi" projesi kapsamında Lütfi Kırdar Salonunda Kubat ve Belkıs Akkale'ye Senfoni Orkestrası’na eşlik etti. Ayrıca Aya İrini'de Cemal Reşit Rey Senfoni Orkestrası ile ve Adana Senfoni Orkestrası ile solist olarak konserler verdi. Şenlendirici ayrıca, Yavuz Turgul-Mustafa Oğuz'un yönetmenliğinde çekilmekte olan yeni bir TV dizisinin müziklerini besteledi ve düzenledi.


Grubu Laço Tayfa ile gerçekleştirdiği ve Şenlendirici’nin iki bestesinin yer aldığı, 2. albümü "Hicaz Dolap" 2002’nin Ekim ayında Doublemoon’dan çıktı. Laço Tayfa, 26 Şubat - 15 Mart tarihleri arasında, "Hicaz Dolap" başlığı altında 11 şehirlik bir Türkiye turnesini gerçekleştirdi. 2003 yazında most production tarafından düzenlenen açık hava konserleri kapsamında grubu laço tayfa ile karşı tarafın Klarnet devi Vasilis Saleas'la muhteşem bir konser verdi.


Yorum (0) | Yorum yaz! | Bağlantı

orhan osman--buzuki orhan

Tarih: 00:13 on 18/7/2006

zamanda yurtiçinde ve dışında verdiği sayısız konserle müziğine çok sayıda insanla paylaşan sanatçı bu albümde de kalitesini bozmuyor. Sanatçı gözbebeği buzukide, ustalığını kendi tekniğiyle gösteriyor.
       Orhan Osman, müziğini çok sesli olarak tanımlarken, ezgileri yaptığı aranjmanlarla kendi müziğine dönüştürüyor. Asıl tutkusu olan buzukisinin yanında kültürlere damgasını vurmuş farklı enstrümanları başarıyla kullanmayı ihmal etmiyor.
       Yeni Dünya Müzik etiketiyle müzikseverlerin karşına çıkan ‘Gökkuşağı’ heyecan dolu. Sahne performansındaki enerjiyi bulacağınız albüm, gösterinin içine çekiyor dinleyeni.
       
MÜEZZİN SESİNDEN CAZA ...
       ‘Gökkuşağı’nın her rengi Osman’ın albümünde de ruh buluyor; mistik etkisiyle bir müezzin sesi bir anda caza uzanabiliyor. Örneğin açılış parçası ‘Dostlar Bizim Halaya’da ünlü Koçani Orkestrası Orhan’la birlikte insanları dansa davet ediyor. Makedon Koçani Orkestrası, ‘gypsy’ müziğini dünya müzik listelerine taşıyan tanınmış bir grup.
       Orta Anadolu’nun insanlarının vazgeçilmezi ‘Farfara’ altyapısındaki ‘funky’ tınılar Hindistan’a uzanarak farklı bir yorumla karşımıza çıkıyor.
       
‘TADIMLIK SWİNG’TE YILDIZ İBRAHİMOVA
       Hemen belirtmek lazım albümde pek çok usta sanatçı ‘Gökkuşağı’nı oluşturan renklerden. ‘Tadımlık Swing’ isimli parçada Yıldız İbrahimova etkileyici sesi ve yorumuyla bu renkleri unutulmaz kılıyor. İbrahimova, benzersiz sesiyle şu anda dünyadaki en önemli kadın vokallerden biri olarak gösteriliyor.
       Yine ‘Oryantal Buzuki’ isimli bestesiyle Osman dinleyeni dans ettirirken; buzukideki tekniğini konuşturarak dinlediğinizde işte bu ‘Orhan Osman’ dedirtiyor.
       Biraz new age tarzından hoşlananlar için ‘Sisli Tepe’ gerçekten vazgeçilmez olacak. Dinleyeni o tepelerde duygusal bir gezintiye götüren parça yine sanatçının düzenlemeleriyle özel bir tada sahip.
       
SÖZÜ ORHAN OSMAN’A BIRAKALIM
       “İki yıl aradan sonra sizlerle tekrar buluşmak çok heyecan verici, güzel bir duygu. Beynimde tasarladığım kalbimde onayladığım müzik anlayışımı sizlerle paylaşacağım için mutluluk duyuyorum. Şimdi sizlere biraz bu çalışmamdan bahsetmek istiyorum.
       Bu sefer Devr-i Alem’i sizlere daha modern bir soundla yorumlamak istedim. Yeni köprüler, yeni kültürleri modern düşünceyle buluşturup konsepti tamamladım. Asıl amacım, sahnedeki müzikal tekniğimi ve eğlenceyi albüme aktarmaktı. Albümü dinlerken o coşkuyu hissedeceğinizden eminim.”
       
ORHAN OSMAN’IN DÜNYA HARİTASI
       1976 yılında Almanya’da doğan Orhan Osman aslen Gümilcineli. Müzik yaşamına Yunanistan’da başlayan sanatçı, profesyonel çalışmalarına Amerika, Bulgaristan, Kazakistan, Almanya, Fransa gibi ülkelerde devam etti. Orhan Osman’ın buzuki stili; çalışmalarda bulunduğu her bir ülkede buzukinin Yunan stiline bağımlılığından ayrışarak evrensel yorumlara ulaşmaya başlamıştı.
       Orhan Osman, 1996 yılında İstanbul’a geldi. Kısa zamanda ülkemizdeki müzikal çalışmalarda yerini alan sanatçı müziği ve enstrümanındaki hakimiyetiyle dinleyicilerinin beğenisini kazandı.
       
OSMAN’IN LAKABI ‘BUZUKİ’
       “Buzuki” lakabının yakıştırıldığı Orhan Osman, Almanya’da Klezmer & Greco Turkish Music / Crossroad: İstanbul - New York adı altında düzenlenen workshop’a eğitmen olarak katıldı (Ağustos 2000). Dünya ezgileri ve etnik müzik üzerine geçen yoğun günlerin ardından müziğinde yeni bir kapı aralayan müzisyen, İstanbul’a yepyeni bir sahne projesiyle döndü.
       
BUZUKİ VE BALKAN NEFESLİLERİ
       ‘Balkan Express’ adını verdiği projesinde buzuki ile Balkan Brass Band’ı birleştirdi. Çok sesli anlayışı benimseyen Orhan Osman böylece bu ilk projesi Balkan Ekspres’te buzukiyle yalnızca Yunan müziğine bağımlı kalınmayacağını, buzuki ile dünya müziklerinin yorumlanabileceğini sergiledi. Kendine has sahne şovları ve müzikalitesini izleyicilerine aktaran Osman, Balkan Ekspres topluluğuyla caz ve fusion altyapısında özellikle Bulgar, Roman, Yunan, Hint ve Türk motiflerini yorumladı.
       ‘Balkan Ekspres’ uzun yıllar sahne ve konser alanlarında büyük ilgi topladı. Ancak, ‘Balkan Ekspres’ bayrağı teslim etmeli, daha farklı bir soundla yepyeni bir yorumla sahnelerdeki yerini almalıydı. Bu düşünceyle Orhan Osman ‘İstanbul Brass Band’ projesini hayata geçirdi.
       
VE ‘DEVR-İ ALEM’ GELDİ
       Orhan Osman müzikal sınırlarını biraz daha genişletti ve 2002’nin yaz aylarında ilk albümü ‘Devr-i Alem’ ile dinleyicileriyle buluştu. ‘Devr-i Alem’i aynı zamanda sahne projesi olarak da tasarlayan sanatçı, performanslarında yaşadığı ülkelerdeki Batı mozaikleriyle, içindeki Doğu kültürünü buzukisinin tellerinde harmanlayarak, “bir göç günlüğü” olarak tanımlayabileceğimiz hayatını müziğine yansıtıyor.
       
BİR ORHAN OSMAN DÜNYA HARİTASI
       Osman, Devr-i Alem ile buzukisine yeni renkler katarken yeni bir dünya haritası çiziyor. O çaldıkça sınırları soluklaşan, ülkelerin birbirine sanatçının geçiş köprüleriyle bağlandığı yepyeni “Bir Orhan Osman Dünya Haritası”...
       Müziğini geniş kitlelerle tanıştırmayı amaçlayan genç sanatçı, şu an İstanbul’da çeşitli sahnelerde yolculuğuna devam ediyor. Yurtdışı etkinliklerini de sürdüren Orhan Osman en son geleneksel 6.Dünya Kültürleri Festivali’nde (Lohmar) yer aldı ve yine Almanya’nın ünlü grubu Schal Sick Brass Band ile de konser verdi.
       
 

Yorum (0) | Yorum yaz! | Bağlantı

başar dikici--neyzen

Tarih: 00:11 on 18/7/2006

1979 yılında Adana’da doğdu.

 

İlk ve orta öğrenimini çeşitli okullarda sürdürdü.

 

 

1994 yılında neyle tanıştı, bu tanışma lise yıllarında okuldan ayrılmasına sebep oldu.

 

Neyzen Ender DOĞAN’la uzun yıllar meşk etti. Aynı süre zarfında Neyzen Sadreddin ÖZÇİMİ, Neyzen Ahmed ŞAHİN, Neyzen Ömer ERDOĞDULAR gibi üstatlardan feyiz aldı.

 

 

Mehmet GÜNTEKİN yönetimindeki Bakırköy Mûsikî Cemiyeti Korosu’nda, sazende ve solist olarak görev yaptı. Vefatına 3 yıl kala Cinuçen TANRIKORUR’un topluluğunda sazende ve korist olarak görev yaptı.

 

 

Sanatçının yayınlanmış 4 solo albümü bulunmaktadır; “NEY TAKSİMLERİ”, “EZAN, SAL”, “GECENİN SESİ”, “NEY THE MEY”.

 

Bu güne kadar birçok sanatçının albümünde Ney üflemiş ve müzik yönetmenliği yapmıştır.

 

 

Halen çalışmalarını serbest biçimde sürdürmekte olan Başar DİKİCİ evli ve Musa Bekir isminde bir erkek evlat babasıdır.

Yorum (0) | Yorum yaz! | Bağlantı

göksel baktagir-kanuni

Tarih: 00:08 on 18/7/2006

Göksel Baktagir
1966 yılında Kırklarelinde doğdu.Müziğe sekiz yaşında,babası Muzaffer Baktagir'in gözetiminde başladı.1983 yılında girdiği İ.T.Ü. Türk Musikisi Devlet Konservatuarı'ndan 1988'de mezun oldu.Bu okulda bir yıl sonra lisansüstü eğitimine başladı.
             Aynı yıl,Tanburi Necdet Yaşar'ın genel sanat yönetmenliğindeki Kültür Bakanlığı İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu'nda kanun sanatçısı olarak çalışmaya başladı.Bu tarihlerde dahil olduğu "Necdet Yaşar Ensemble"ile İngiltere, Fransa, Danimarka, Belçika, Hollanda, Almanya, Kanada ve ABD'nin
çeşitli eyaletlerinde konserler verdi.

     Beste çalışmalarına konservatuar öğrenciliği yıllarında başlayan Göksel Baktagir'in, otuzbeşi sözlü ve yüzbeşi enstrümantal olmak üzere 140 civarında beste çalışması bulunmaktadır. Eserlerinin birçoğu T.R.T repertuarına alınmış,"Sazım" adlı Zavil saz semaisi,1990 yılında T.R.T tarafından düzenlenen bir yarışmada ödül kazanmıştır."Tek Kelime"adlı muhayyerkürdi şarkısı,Milliyet gazetesinin düzenlemiş olduğu 1997 yılının en sevilen 10 şarkısı arasına seçildi.
            Baktagir 1984 yılından beri, kanun icrasında diğer tekniklerin yanı sıra özellikle "sol el" için geliştirdiği kendine özgü bir teknik üzerine çalışmalarını sürdürmektedir. Kanun sazı üzerinde, geleneksel icra biçimlerinde günümüzün en önde gelen icracılarından biri olarak kabul edilen sanatçı, temelde bir Türk Musikisi enstrümanı olan sazının bütün imkanlarını ve sınırlarını değerlendirerek, bakış açısını diğer dünya müziklerine doğru genişletmiştir. Bu bağlamda New Age ve Caz gibi türlerde de başarılı örnekler sergilemiş, bazı batılı caz topluluklarıyla konserler vermiştir. 
             Göksel Baktagir'in klasik normlar çerçevesinde bestelemiş bulunduğu saz eserlerinden yirmi tanesini ihtiva eden "Okyanustaki Sesler","Kervansaray-3", "Günlük", "Doğu Rüzgarı", "Okyanustaki Sesler-2(Cananım)","Okyanustaki Sesler-3(Hüzün)" adlarını taşıyan CD ve kaset çalışmaları bulunmaktadır.Baktagir, CNN Türk yapımı," İSTİKLAL MARŞI Belgeseli"nin müziklerini bestelemiştir Sanatçı ayrıca yayınlanmak üzere bir kanun metodu üzerinde çalışmaktadır. Bugüne kadar CD ve kaset olarak yayınlanmış eserlerinin yer aldığı bir nota kitabını da "Okyanustaki Sesler"adıyla yayına hazırlamaktadır.
             İstanbul devlet Türk Müziği Topluluğu'ndaki asli görevinin yanında  müzik çalışmalarını İstanbul Fasıl Topluluğu ve İstanbul Tasavvuf Musikisi (Dergah) Topluluğu'nda da sürdüren Baktagir, geçen yıllar içinde Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı'nda öğretim görevlisi olarak hizmet vermiştir. 
            Sanatçı Füsun Baktagir ile evli ve Buğra Can adlı bir çocuk  babasıdır.

Yorum (0) | Yorum yaz! | Bağlantı



<- | Sonraki Sayfa ->